Son Sayı

Editörden

Dergimizin yayına başladığı 2001 yılından bu yana Editörler Kurulu’nda görev yapan sevgili meslektaşımız Hüseyin Leblebici’yi ne yazık ki 6 Ekim 2017 günü yitirdik.
Sevgili Hüseyin alanımızda öncü, bizlere yol gösteren bir bilim insanıydı. Uluslararası düzeyde bir başarı öyküsü olan yaşamını gençlere örnek olacak bir biçimde sürdürdü. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki saygıdeğer konumunu oluştururken anavatanıyla da ilişkisini hep diri tuttu. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongreleri’ne, kuruluşundan itibaren başlayan katkıları unutulmaz.
Sevgili Hüseyin Leblebici Hoca hep aklımızda, düşüncelerimizde ve anılarımızda olacak.

Esen kalın.
A. Selami Sargut

 

Devlet ve Vakıf Üniversitelerinde “Strateji”, 1982-2014

Behlül ÜSDİKEN
Anıl DİVARCI ÇAKMAKLI
Başak TOPALER

Bu çalışmada, üniversitelerin, öğretim alanlarında çeşitlenme şeklinde ele aldığımız, stratejileri üzerindeki kurumsal etkileri inceliyoruz. Türkiye’de 1982-2014 yılları arasında faaliyette bulunmuş bütün üniversiteleri kapsayan bir veri temeliyle, devlet ve vakıf üniversitelerinin stratejilerinin mensubu oldukları topluluktaki stratejilerin ortalamasını izlediğini gösteriyoruz. Bulgularımız, ilave olarak, bu kurumsal etkinin her topluluk içindeki üniversitelerin stratejilerinde farklılaşmanın ve yükseköğretim alanındaki rekabetin artması ile zayıfladığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, rekabetin zayıflatıcı etkisi vakıf üniversitelerinde daha güçlüdür. Makale, bulgularımızın kurumsalcı yazın ve Türkiye’deki yükseköğretim alanı için ne ifade ettiği ve neler düşündürdüğünün tartışılmasıyla son bulmaktadır.

Anahtar kelimeler: Devlet üniversiteleri; Kurumsal kuram;Üniversitelerde strateji; Vakıf üniversiteleri; Yükseköğretim

 

 

 

Firmalar Arası Rekabetçi Etkileşim: Rekabetçi Hamlelerin Özellikleri ve Misilleme Arasındaki İlişki

Rukiye SÖNMEZ
Umut EROĞLU

Bu araştırma sektörel düzeyde rekabetçi etkileşime odaklanarak rekabetçi hamlelere karşı misillemelerin belirlenebilir olup olmadığı konusunu tartışmaya açmaktadır. Firmaların başlattığı rekabetçi hamle karşısında, rakibin misillemede bulunmayı ertelemesinin ya da karşılık verememesinin avantaj sağladığı bilinmektedir. Ancak bazı hamlelere birkaç saat içerisinde misillemede bulunulabilmektedir. Rekabetin yoğun olduğu çevrede, rekabet avantajının elde edilebilmesi için misillemelerin tahmin edilebilmesi ve oluşumunun izlenmesi önem taşımaktadır. Çalışmanın örneklemi olarak Türkiye’de faaliyet gösteren havayolu firmaları seçilmiştir. Araştırmada öncelikle firmaların gerçekleştirdikleri rekabetçi hamleler sınıflandırılarak, rekabetçi etkisi, hamle yoğunluğu, uygulama süresi ve hamle türü belirlenip aralarındaki ilişki resmedilmiştir. Buna göre hamlelerin özelliklerinden yola çıkarak misillemeler tahmin edilebilmektedir.
Sektörde rekabetçi etkisi yüksek hamleler, rakip tarafından daha az cevaplanmakta ve cevaplandığında misilleme daha yavaş gerçekleştirilmektedir. Hamle yoğunluğu yüksek olduğunda misillemenin daha hızlı olduğu görülmektedir. Stratejik hamle türüne taktiksel hamlelere göre daha fazla sayıda misillemede bulunulmakta ve misilleme hızı artmaktadır. Bu da göstermektedir ki, rekabetçi etkisi ve hamle yoğunluğu yüksek olan taktiksel hamleler, rakip tarafından cevap verilmekte zorlanılan ve cevaplanması zaman alan misillemelerin oluşturulmasını sağlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Rekabet, Rekabetçi Etkileşim, Rekabet Dinamikleri, Rekabetçi Hamle ve Misilleme

 

 

 

Ülkelerin Yolsuzluk Derecelerinin Yurtiçine Gelen Doğrudan Yabancı Yatırımların Giriş Şekilleri Üzerindeki Etkileri

Tülay İLHAN NAS
Nimet KALKAN

Bu çalışmanın amacı, yolsuzluk derecesinin evsahibi ülkelere yeşilalan veya kahverengialan yatırımı şeklinde yapılan DYY giriş şekilleri üzerindeki etkisini incelemektir. Söz konusu etki hükümetlerin etkinliği, politik istikrar, uygulamaların mevzuata uygunluğu ve hukukun üstünlüğü gibi bazı kurumsal etkenler de dikkate alınarak açıklanmaya çalışılmıştır. 120 ülkeye ait veriler kullanılarak yürütülen ve regresyon analizi ile test edilen araştırma sonuçlarına göre; evsahibi ülkelerde yolsuzluk derecesinin yüksek olması bu ülkelere yapılan yeşilalan yatırımlarını olumlu yönde etkilemektedir. Kahverengialan yatırımları ise daha çok yolsuzluk derecesi düşük olan ülkelerde giriş yöntemi olarak tercih edilmektedir. Bu araştırmanın sonuçları, ülkelerin
kurumsal yapılarının DDY’lerin bu ülkelere giriş şeklini belirleyebileceğini ifade etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Doğrudan yabancı yatırım, giriş stratejileri, yeşilalan yatırımı, kahverengialan yatırımı, yolsuzluk derecesi.